Sitelerinizi Ekleyin Bizimle Yükselin

Bilim ve Teknoloji Sitesi

Güncel Bilim, Teknoloji ve Uzay Haberleri

Ortaçağ avukatlarının evrak sahteciliğini nasıl önlediği ortaya çıktı
7 Nisan 2021
Yapılan yeni bir araştırma, Ortaçağ ve Yeniçağ’da avukatların resmi belgeleri koyun postundan yapılan parşömenlerde sakladığını, bu sayede dolandırıcılıkları önlediğini ortaya çıkardı.

https://bilimleteknoloji.com
https://bilimleteknoloji.com

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacılar, 13 ila 20. yüzyıl arasında İngiltere’de yazılmış yüzlerce resmi belgeyi inceledi ve parşömenin yapımında keçi veya dana derisi yerine her zaman koyun postu kullanıldığını tespit etti. Uzmanlara göre bu tercih, muhtemelen koyun derisinin yapısının metni değiştirmeye imkan vermemesinden kaynaklanıyor.

Koyun derilerinin katmanları arasında yağ biriktiğinden, parşömen üretimi sırasında derinin bu yağdan arındırılması için kirece batırılıyor. Bu katmanlar arasında boşluklar kalmasına neden oluyor ve mürekkebi kazıma girişimleri bu katmanların ayrılmasına neden oluyor. Delaminasyon süreci olarak bilinen bu süreç, parşömendeki yazının değiştirilmeye çalışıldığı durumda sahteciliği ortaya çıkarıyor.

Koyun postundaki yağ oranı, keçi ve sığır postlarındaki yağ oranlarından yaklaşık 10 kat daha fazla olduğundan, evrakta sahteciliği önlemek için tüm resmi evraklar koyun postundan yapılıyordu.

Hakemli bilimsel dergi Haritage Science’ta yayımlanan araştırmanın başyazarı, arkeolog Dr. Sean Doherty şu ifadeleri kullandı;

Kullanılan mühürlerden görüyorduk; o dönemde avukatlar, özgünlük ve güvenlikle yakından ilgilenmiş.

ili’nin Atacama Çölü’nde bulunan mumyalanmış kuş kalıntıları, bir dönem bölgede egzotik papağan ticaretinin yapıldığını ortaya çıkardı. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America” bilimsel dergide yayımlanan makalede, kısmen ya da tamamen mumyalanmış 20’den fazla papağanın hayatı ve ölümünün incelendiği belirtildi.

Science Alert’ün aktardığına göre, Pennsylvania State Üniversitesi’nden arkeolog Jose Capriles, kalıntılara dair şu ifadeleri kullandı:

Baktığımız hayvanlarla o dönem kurduğumuz uygun görülen iletişim çok farklıydı. Bu kuşlardan bazıları mutlu bir hayat yaşamadı. Tüy üretmeleri için tutuluyorlardı ve büyüdüklerinde tüyleri yolunuyordu.

Atacama Çölü’ndeki arkeolojik kazı alanlarından çıkarılan kuşların, M.S. 1100 ve 1450 yılları arasındaki döneme ait olduğu tespit edildi. Araştırmanın yazarları çalışmalarında şu ifadeleri kullandı:

Tropikal kuşların tüyleri Kolomb öncesi Amerika’da ekonomik, sosyal ve dinsel statünün en önemli sembollerinden biriydi. And Dağları’nda tropikal papağanların çok renkli tüylerinden yapılmış giysiler gücü, prestiji, ayrımı somutlaştırmıştı ve bunlara özellikle siyasi ve dini elitler değer veriyordu.

Arkeologların ortaya çıkardığı kalıntılar, kuşların bir zamanlar evleri olan Amazon ormanlarından uzakta, esaret altında tutulduğunu gösteriyor. Analiz edilen 27 papağan kalıntısı, birçok kuşun canlı tüyleri için özel olarak çöle getirildiğini ortaya koydu. Bölgedeki tüy ticaretinin tarihi ise M.Ö. 5050’ye kadar uzanıyor. Bilim insanları, lama karavanlarıyla yapılan ticaret yolculuğunun muhtemelen aylar sürdüğünü ifade etti.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.